GDO meselesi

8 yorum var

GDO

1973’ten beri sürdürülen bu çalışmaların bazısı elbette iyi niyet barındırıyor. Kimi hastalıkların erken teşhisi ve tedavisinde kullanılan yöntemlerin geliştirilmesi için gerekli çalışmalar bunlar. Ancak artık çığrından çıkmış durumda. Bir canlıdan başka bir canlıya, hatta türler arasında rahatça gen aktarımı yapılabiliyor.

Başlangıçta birtakım ticari kaygılar nedeniyle tarım alanında kullanılmaya başlanan genetik değiştirme çalışmaları, zamanla amacını aştı. Tarım ilaçlarının kullanımını azaltacak, verimi arttıracak, tarıma elverişsiz alanlarda üretimi mümkün kılacak yöntemlerin hayata geçeceğini savunan biyoteknoloji şirketleri, genetiği değiştirilmiş tohumları piyasaya sürdüler. Böylece bitkilerin doğal devamlılığı sekteye uğradı zaman içinde.

Görsel için kaynak

« GDO'ya karşı olmak | Tercih şansımız yok »

8 yorum var

  1. cherry blossom girl

    ug! ne güzel yazı olmuş sevgili editörüm.

  2. shane

    afiyet olsun 🙂

  3. peritozu

    paketin üstünü okumadan bir şey almıyorum uzun zamandır. ama bu kadarının yetmeyeceği ortada 🙁

  4. zulaltan

    çok güzel bir yazı olmuş. GDO ürünlere önceden pek kafa yormazdım, sonra yeğenlerim olunca korkmaya başladım, en küçük soğuk algınlığında perişan oluyor çocuklar ve dayıyoruz antibiyotikleri . ben küçükken ateşler içinde yansam bile hiç antibiyotik kullanmadan hastalıkla vücudum baş ederdi bunda çocukluğumda doğal sağlıklı ürünlerle beslenmemin büyük katkısı var. şuanki nesil sağlıklı beslenme adı altında yeşillikler ,sebzeler yese bile ,o yetiştirilen sebzeler artık bizim yediğimiz sebzeler değil ve küçük bir virüs çocukları darmadağın ediyor.akıllı bitkiler üretmişer ,mısır üzerine konan bir böceği ilaç üretip kendi imha ediyor bir tür asker bitkiler üretmiş yeni bilim adamları ve biz o asker akıllı bitkileri midemize alıyoruz. sonraki nesiller böceklere tuhaf yaratıklara benzemeye başlayacak bu gidişle . fantastik filmlerdeki yaratıklara benzeyecez korkarım. zaten tarım ilaçları en çok arılara zar veriyor .dünyada arı kalmadığı zaman insanların kıyameti başlayacakmış bunu bilim adamları da doğruladı en küçük iklim değişikliği arıyı etkiliyor bizim sonumuz hiç iyi değil. Allah akıl fikir versin bu bilim adamlarına da burunlarını her yere sokmasınlar.

  5. shane

    zulaltan, dediğiniz gibi, değişiklikleri bu kadar az zaman zarfında görmüş olmamız kötü. “ben küçükken” diyoruz, daha ne kadar zaman önce yediğimiz, içtiğimiz, soluduğumuz ile bugünküler çok uzak birbirine. elimizden geleni yapıyor olsak da maruz kaldıklarımız o kadar fena ki, kaçacak yer yok. dertli bir konu bu, çok hem de. yazıyı beğenmenize de sevindim bu arada…

  6. idi

    “GDO’ya hayır demek, bilimsel ilerlemeye karşı tutucu olmak değil.”
    bence de öyle. en fazla karşısındakini deney faresi yerine koymak isteyen ve bilim insanından çok bilimin başka bi şeyine kaçmış birilerine karşı koymak, mücadele etmek isteyen insanların takındığı tavır. Neden birbirinin aynısı domates ya da kusursuz bir şekilde arzı endam eden ama tadı kokusu olmayan ve plastik oyuncaktan farksız bir meyve/sebze isteyelim ki? Ya bunlar aslında çok yararlı olabilecekken sırf genetiğiyle oynandı diye hiçe çıkan olmasa da olur şeyler. Ve biz bu ürünleri alırken bu sektörün para babalarını ihya etmekten başka bi şey yapmıyoruz. hani hormonu basıp ya da genetiğiyle oynayıp yetişmesi gerekenden daha kısa sürede piyasaya sürülen, hiç de mevsimi değilken yılın 365 günü tezgahlardan düşmeyen sebzeler? genetiği değiştirilmiş hiçbir şeyin insan sağlığına en ufak bir faydası olduğunu sanmıyorum. Ve daha da kötüsü umarım tüm bu her şey bir felaketin başlangıcı gibi bi şey değildir. Çünkü doğa, hayvan ya da bitki bunların dengesini bozdukça hani şimdi şu anda olmasa da ilerde bir gün -ki galiba bu kadar hafife alınmasının sebebi de o bir günler- fazlaca baş ağrıta, can yakabilir.
    -ayrıca yazı ve bu bilgilendirme için çok çok teşekkürler, shane-

  7. shane

    idi, ne demek. dertli olduğum bir konuda azıcık bildiklerimi aktarmaya çalıştım. duygularımız ortakmış sizinle de bu konuda, belli ki. 10 sene önce, kendi bahçelerinde kendileri ekip biçmeye başlayan annem ve babam, eskiden bir tohumdan sebze yetiştirip, sonra o sebzeyi devap ettirmenin mümkün olduğunu, ama artık bunun neredesye hiç yapılamadığını söylüyor. yani illa gidip o dayatılan tohumu almanız lazım. yazlık yerlere giderken yol kenarında sepetlerinde meyve satan tatlı yaşlı teyzelerin sattıkları bile masum değil artık. hele ki pazardan aldığımız dipdiri şeyler… GDO, ilaç, katkı, zehir, ne ararsak var içlerinde. olacak iş değil. balkonunda iki maydanoz yetiştirsen kar, az biraz biliyorsun ne olduğunu en azından ki gene de garantisi yok. öyle saçma bir çağda yaşıyoruz. söylenecek şey çok ama nereye kadar…

  8. kahvesevmem

    GDO istemiyoruz hayatımızda. neden seçme şansımız yok, dayanamıyorum bu duruma!