Stil meselesini işin profesyonelinden duyalım: Zeynep Tayalı röportajı

5 yorum var

zeynep tayalı

Profesyonel bir stil danışmanı tam olarak ne iş yapar? İnsanların ona danıştığı şey nedir; ‘bu pantolonun üstüne hangi renk bluz yakışır’ mı, ‘kırmızı ruj bende iyi durmuyor ama çok da seviyorum, nasıl olacak bu iş’ mi, ‘baldırlarımı pek beğenmiyorum, nasıl ustaca gizlerim oradaki fazlaca kiloları’ mı? Modayı seven ve bilen herkes stil danışmanı olabilir mi? Bu halleri anlayabilmek için, bu işi layığıyla yapan bir isimle söyleşmek gerek diye düşündük. Zeynep Tayalı da ricamızı kırmadı, sorularımızı yanıtladı.

Başka sektörlerde edindiği ciddi deneyimleri cebine atıp yoluna moda danışmanlığı mesleğini icra ederek devam eden Zeynep Tayalı hakkında detaylı bilgiyi buradan öğrenebilirsiniz deyip soru ve cevaplara geçelim.

1. Boğaziçi Üniversitesi’nde simultane çevirmenlik, İngiltere’de reklam master’ı, büyük ajanslarda reklamcılık sektöründe kazanılan büyük deneyim, Unitim Holding’de büyük markaların pazarlama iletişimi müdürlüğü… Bunların hepsini aslında bugünkü mesleğinize sahip olma yolunda bilinçli adımlar olararak mı görüyorsunuz yoksa işler doğaçlama mı gelişti?

Yolun yarısına kadar bilinçsiz, yarısından sonrası bilinçli diyebiliriz. Modaya olan ilgimi profesyonelliğe dönüştürmeye karar verdiğimde 3 konuda plan yapmaya başladım: İlki tabii ki modanın hangi alanında başarılı olabileceğimi bulmaktı, ikincisi seçeceğim alanda alabileceğim eğitimler nelerdi, üçüncüsü ise 10 yılı aşan reklam deneyimimden yeni seçeceğim işime aktarabileceğim deneyimlerimdi. Bu 3 adımı bilinçli attım ve bir strateji belirleyerek ilerledim. Fakat daha sonra gördüm ki doğaçlama gelişen çevirmenlik eğitimi ve reklam kariyerimin yeni işime ciddi katkıları oldu; yeter ki görmeyi, bulmayı bilin.

2. Stil danışmanlığı ne demek? İnsanlar size nasıl giyineyim diye mi soruyor?

Gelenler bu ve benzer soruları soruyorlar ancak onlara bunların doğru sorular olmadığını anlatmaya çalışıyorum. Genel kanı giyinmeyi bilmeyen, zevk sahibi olmayan kişilerin stil danışmanına başvurduğu yönünde. Bu yüzden konuya ilgi duyan insanlar bile gelmeye çekiniyorlar. Bir de sadece ünlülerin stil danışmanı olur gibi bir görüş var. Bunların ikisi de doğru değil tabii ki. Burada doğru soru şu: “Neden stilimi değiştirmek istiyorum?” Stil danışmanının görevi bu sorunun cevabına, kişinin karakterine, özel, profesyonel ve sosyal hayatına uygun stili bularak kişinin potansiyelini en üst seviyede gerçekleştirmesini sağlamak. Tabii ki bu süreçte vücut tipinize göre ve size uygun renklerde giyinmenin kurallarını da öğreniyorsunuz, bir stili başka türlü hayata geçiremezsiniz. Ancak örneğin bazı danışanlarım zamanla kendilerine uygun renk ve kalıpları keşfetmiş oluyor, buna rağmen kendisini en doğru şekilde yansıtacak ve işine yarayacak stili bulamıyor. İşte burada en baştaki sorunun ne kadar doğru bir soru olduğunu anlıyorsunuz.

zeynep tayalı

3. Stil danışmanlığını bir araç olarak gördüğünüzü söylüyorsunuz. Bu yolla insanları değiştirmek size bir güç hissi veriyor mu?

Güç değil ama mutluluk ve tatmin hissi veriyor. İnsanların görünüşünü değiştirebilirim ancak kişinin değişim ve gelişimi ona kalmış bir durum. Tabii ki benim de görünüşü doğru analizleri yaparak doğru yönde değiştirmiş olmam gerekiyor ki kişi bu yeni görüntüden ilham ve güç alarak değişmeye cesaret edebilsin. Şöyle diyebilirim ki, başlarda moda alanında bir mesleğe geçiş yaptığımı düşünerek bir insanı sanki bir fotoğraf çekimine hazırlıyormuşcasına giydirme fikri beni cezbediyordu. Ancak biraz vakit geçtikten sonra anladım ki bu modayla değil, kişisel gelişimle ilgili bir meslek ve dolayısıyla çok daha tatmin edici. Artık hedefim insanların görüntüsü değil, dediğim gibi o artık sadece bir araç. Asıl hedef insanlar stillerini neden değiştirmek istiyorsa onu gerçekleştirmek. Artık bunu gerçekleştirip o insanları mutlu, başarılı, cesur, vs. görebilmek beni tatmin ve cezbeden.

4. Stil danışmanı olduğunuz insanları ne sıklıkla görüyorsunuz?

En sık uyguladığımız yöntem sezonsal görüşmeler. Sezon başlarında bir araya gelerek yarattığımız gardıroba o sezondan neler katabileceğimize bakıyoruz. Tabii bu arada çalışmamıza ilk başlarken belirlediğimiz hedefi gerçekleştirdiysek oturup kişinin hayatını yeniden gözden geçiriyoruz. Yeni ihtiyaçlar, hedefler belirleyerek ilerliyoruz.

5. Bir insanı giydirirken onu nasıl tanıyorsunuz?

Kendini bana anlatmasını sağlayarak. Bunun için de doğru soruları sormanız gerekiyor. Normalde stil danışmanlarının kullanmadığı bir teknik kullanıyorum. Reklam yıllarımda stratejik planlamada kullandığımız araştırma-analiz tekniklerini stil danışmanlığına uyarladım ve inanılmaz verim alıyoruz. Özellikle kişinin hedeflerini, ihtiyaç ya da sorunlarını belirlerken işe yarıyor. Ben sadece doğru soruları soruyorum ve kişinin verdiği cevaplara göre hareket ediyorum. Karşılıklı bir güven söz konusu diyebilirim. Ayrıca uyguladığım testler de var tabii.

zeynep tayalı

6. Sadece giysi üzerine mi çalışıyorsunuz yoksa işin başka boyutları da var mı, saç, makyaj, duruş, tavır gibi?

Saç ve makyaj mutlaka konuya dahil oluyor. Duruş ve tavır gibi bir çok bağlantılı konunun aynı çatı altında yer aldığı “etiket” çalışmasını herkes talep etmediği gibi herkesin ihtiyacı da olmayabiliyor. Genelde bu çalışmalar yönetici pozisyonundaki kişiler ve belli bir sosyal statüde yaşayanlarla yapılıyor.

7. Rock ile türküyü bir arada sevebilen bir bünyeniz var. Stile bakışınız da böyle mi, çizgileriniz geniş mi? Tarzları karıştırmayı seviyor musunuz?

Bu soruyu iki farklı açıdan bakarak cevaplamak mümkün. Kişisel ve stil danışmanı kimliğimle bakışım. Kendim söz konusu olduğumda hayatıma ve karakterime uygun tarzları bolca karıştırdığımı söyleyebilirim. Fakat eklektik dediğimiz bu tarz, uygulaması zor olduğundan herkese uygun değil. İşim sebebiyle giyime ve modaya hakim olduğum için sorun yaşamıyorum.

Stil danışmanı olarak farklı tarzlara hatta kendim giy(e)meyeceğim tarzlara açık olmak çok önemli. Birçok farklı insan tanıyorsunuz. Hepsinin karakteri, hayatları birbirinden farklı. Her birinin ihtiyaçları farklı stiller gerektiriyor. Eğer ben klasik giyime kendimi kapatırsam, romantik tarzı beğenmiyorum mazeretiyle bu tarzı öğrenmezsem, ihtiyacı olan müşterime nasıl yardımcı olabilirim?

Bir de şöyle bir kanı var maalesef: Stil danışmanı müşterilerine kendi stilini uyarlar. Bu yanılgı stil danışmanlığının popülerleşmeye başladığı süreçte ünlü Hollywood stil danışmanı Rachel Zoe’nun medyada sık sık kullanılmış olmasından kaynaklanıyor. Rachel Zoe’yu ve giydirdiği ünlüyü yan yana koyuyorlar ve görünen köy kılavuz istemiyor zaten. Bizde de bir çok örneği var. Danışmanın ilgi çekici bir tarzı varsa, ünlünün de imaj kaygılı dikkat çekici bir tarza sahip olması gerekince insanlar sanıyor ki danışman ünlüyü kendisi gibi giydiriyor. Halbuki onların yaptığı stil danışmanlığı değil, imaj yönetimi. İmajın sürekli yenilenmesi gerekiyor. Halbuki stil uzun vadeli bir çalışma. Farkı şu şekilde de anlatabiliriz: Ünlünün medyatik görüntüsü için imaj yönetimi yapılırken, normal hayattaki ihtiyaçları için stil danışmanlığı yapılıyor. Yani sahne dışındaki hayatlarında stil danışmanlarının dolaplarından giyiniyor gibi görünmüyorlar. Ben de ihtiyaçları ve hayat tarzı müsaade etmedikçe kimseyi kendim gibi giydiremem.

zeynep tayalı

8. Bu iş ne kadar yaygın? Meslek olarak, bilinçli bir şekilde stil danışmanlığı yapan çok fazla insan var mı?

Şu sıralar gözlemlediğim kadarıyla modayı çok seviyorum diyen herkes stil danışmanlığı yapabileceğini düşünüyor. Zaten bizde “modayı çok seviyorum”dan kasıt “alışverişi çok seviyorum”. Modayı seviyorum diyen 10 kişiden biri ne moda tarihi biliyor, ne bu tarihin oluşmasında yer alan ünlü tasarımcıları, ne de neden yer aldıklarını, vs. vs. Başında da söylediğim gibi zaten moda işin belirli bir kısmını oluşturuyor. Kişisel gelişimle ilgili kısmını bir kenara bırakın, farklı beden insanları giydirmek bile dışardan görüldüğü kadar kolay bir iş değil. Dergilerde okudukları genel geçer bilgilerle bu işin yapılabileceğini düşünenler yanılıyor. Kendiniz üstünde harikalar yaratıyor olabilirsiniz ancak hiç alışık olmadığınız bir vücut üstünde çalıştığınızda durumu anlıyorsunuz.

Bütün bunların yanı sıra bilinçli bir şekilde stil danışmanlığı yapanlar da var, ancak sayıları diğerlerine göre çok az. Sıkıntı da burada zaten. Stil danışmanı olmayanların sayısı daha yüksek olunca bu işin onların yaptığından ibaret sanılması da kaçınılmaz. Bu da işimizi yaralıyor fakat bunun birçok sektörde söz konusu durum olduğu yadsınamaz bir gerçek sanıyorum.

9. Stil danışmanlığı İstanbul dışında hangi şehirlerde ilgi görüyor? İş için şehir dışına çıkmanız gerekebiliyor mu?

Belli bir bölge olmadığını söyleyebilirim. Bitlis’ten de müşterim var, İzmir’den de, Adapazarı’ndan da. Tabii ki ağırlık İstanbul ancak bunun lokasyonla ilgisi olduğuna inanıyorum. Şehir dışında hizmet daha masraflı olduğundan müşterilerim hafta sonlarını ayırarak İstanbul’a gelmeyi tercih ediyorlar. Ancak kimi zaman eğitim vermek, marka ve AVM projelerinde stil danışmanlığı vermek amaçlı farklı şehirlere gidiyorum. Bu durumlarda müşterilerimi haberdar ediyorum. İhtiyacı olanlar için bir gün daha kalıyorum. Ayrıca Forum Ankara’nın dergisini yaptığım için her ay Ankara’ya gidiyorum. Ankara’daki müşterilerim bunu bildiklerinden, ihtiyaçları varsa önceden haber veriyorlar ve onlar için Ankara’da kalabiliyorum.

10. Kurumsal eğitimlerle stil danışmanlığını daha kitlesel bir şekilde aktarıyorsunuz. Eğitime katılan insanlar olayı nasıl algılıyor? Moda ile ilgili olmayan kurumlardaki organizasyonlarda işi ciddiye almayanlar oluyor mu?

Eğitime katılanların beklentisi o sezonun trendlerini ve genel geçer giyim kurallarını konuşacağımız yönünde olduğundan eğitimi görünce çok şaşırıyorlar. Çünkü kişisel gelişime yönelik bir eğitim veriyorum. Aynı kişisel danışanlarımla olduğu gibi önce hedeflerini, sonra da buna uygun stili nasıl belirleyebileceklerini anlatıyorum. Tabii ki beklentilerini karşılayan bilgilere de ulaşıyorlar. Stili başka türlü hayata geçiremezler. Moda ile ilgili olmayan kurumlardaki katılımcıların hiç bir şekilde ciddiye almadığını gözlemlemedim. Türkiye’nin iletişim, finans ve hızlı tüketim sektörlerinden markalarla çalışıyorum. Bu insanlar, özellikle de stil kişisel gelişim anlamında ele alındığında bilginin değerini çok iyi biliyorlar.

11. İnsanları birkaç katmanda etkileyen bir işiniz var; içsel değişimin dışa yansımasından dem vuruyorsunuz diye anlıyorum. Psikoloji ile bir yerinden hiç alakanız var mı?

Bu soruyu sormanız çok güzel. Öncelikle yapmaya çalıştığım işin bu kadar net anlaşılmasına çok sevindim. Bulunduğum aşamada psikolojiyle ilgili eğitimler araştırıyorum. Hatta oyunculuk eğitimi almayı bile düşünüyorum. Tabii ki oyuncu olmak için değil ancak oyunculuk eğitiminde hayata, insanlarla empati kurmaya dair bir çok teknik bulunuyor. Bunları öğrenmek de insanlarla psikolojik boyutta bir bağlantı kurabilmek demek. 10 yılı aşkın süre yapmış olduğum stratejik planlamanın da buna etkisi tartışılmaz. Reklamdaki planlama diğer şirketlerdekiyle aynı anlamda değil. Yaptığınız araştırmaların çoğu insanlarla yüz yüze. Bir yıl boyunca yüzlerce insanla farklı konularda konuşuyorsunuz, sonra onları analiz ediyorsunuz. 10 yıl sonunda bir insan sarraflığından söz etmek mümkün oluyor tabii. Bu deneyimimin de çok işe yaradığını söyleyebilirim.

12. Bir mesleki deformasyon söz konusu oluyor mu, tanıştığınız insanı hiç mevzu değilken bile bir çekip çevirmek, baştan giydirmek istiyor musunuz? Stilini hiç uygun bulmadığınız insanlara bunu bir şekilde söylüyor musunuz?

Hayır, hiçbir şekilde böyle bir güdüm yok. Hatta tam tersine işi işte bırakmayı bilen bir insan oldum hep.

14. Stil danışmanlığı gibi bir hizmeti alma şansı pek olmayanlara çok genel bir şekilde bir iki ipucu vermenizi rica etsek, ne söylersiniz?

Önce neden stilinizi değiştirmek istediğinizi düşünün. Hayatınızda nasıl bir noktadasınız? Bir değişim süreci içinde misiniz? Yeni bir iş, yeni bir pozisyon mu söz konusu? Yeni mi evlendiniz? Yoksa yeni mi boşandınız? Bu yeni hayatınızda nasıl biri olmak size güç verecek? Nasıl biri olmanız talep ediliyor? Bu sizin için uygun mu, değil mi? Kendinize sorduğunuz sorular, başka sorulara yol verecek. Bu sorular da sizi neden değişmek istediğinize ve ne yönde değişmek istediğinize götürecek sorular. Peki bunları başaracak kadını aynada görüyor musunuz? İşte yeni stiliniz size o kadını aynada göstermeli.

5 yorum var

  1. kahvesevmem
    kahvesevmem

    zevkle okudum. epey bilgi verici olmuş, hakikaten merak ettiğim bir iki konuda yanıt bulmuş oldum.

  2. tiriniti
    tiriniti

    oldukça da zevkli bir meslek gibi geliyor kulağa…

  3. peritozu
    peritozu

    zevkli olmalı hakikaten, bizim gibi modaseverler için hele 🙂 ama alışveriş sevmek yetmiyor mutlaka, dendiği gibi. severek okudum, elinize sağlık.

  4. zulaltan
    zulaltan

    ben bu yazıyı bilgilendirici bir yazı olarak hemen pinit yapem 🙂

  5. shane
    shane

    Zeynep Hanım’ı Elle ayın blogger’ı seçmek için tıklamak gereken yer şurası, duyuralım vesile ile: https://www.facebook.com/ELLETurkey?sk=app_399798590065745